Çiğdem Ülker: Okuma Kültürü

      Çalıştayımızın danışma kurulu üyesi Yazar Çiğdem Ülker'in, 17 Ekim 2014'te düzenlenen çalıştayda yaptığı "Okuma Kültürü" başlıklı konuşma.
* * *
      Bu toplantıya “Okuryazarlık Çalıştayı” adını vererek dikkatimizi bu konuda yoğunlaşmaya çağıran çalıştayın değerli katılımcıları, konuyu çeşitli açılardan irdeleyerek gün boyu farklı açılımlara taşıdılar bizi.
      Okuryazar olmanın bilimsel boyutu, ülkemizin okuryazarlık çıkmazı, eğitim sistemimizin okuyan insan olmaya yönlendirememesi, okumaz bir toplum olmanın acı sonuçları,  konunun bazı alt başlıklarıydı. 

Yıldırım Kılınçaslan: Çalıştay Açış Konuşması

     Çalıştayımızın düzenleme kurulu üyesi, Toplumsal Dayanışma Gönüllüleri Derneği Başkanı Yıldırım Kılınçaslan'ın 17 Ekim 2014'te düzenleme kurulu adına yaptığı çalıştay açış konuşması.
* * *
     Değerli Konuklar, Sevgili Gençlerimiz,
     Ocak 2014’te düşünce olarak, Mart 2014’ten başlayarak da eyleme dönüştürdüğümüz ve bugün de çalışmalarımızın, emeklerimizin, fikir ve görüşlerimizin ortaya döküleceği 17 Ekim 2014.
     Bu fikirlerin gerçekleştirilebilmesi için ilk günden başlayarak birlikte olduğumuz, Dil Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ankara Şubesi, Toplumsal Dayanışma Gönüllüleri Derneği ve Ulusal Eğitim Derneğinden oluşan düzenleme kurulu ve bizlere engin bilgi ve deneyimleriyle yol gösteren, destek veren danışma kurulumuzun değerli üyeleri adına hepinize “hoş geldiniz” diyorum.

Semih Koray: "Okuryazarlık", Okuryazarlık mıdır?

      Çalıştayımızın "Devrimciler Oturumu” konuşmacısı, Bilim ve Ütopya Kooperatifi Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, 17 Ekim 2014'te Aydınlık gazetesinde yayımlanan köşeyazısında çalıştayımızın adındaki "okuryazarlık" vurgusunu değiştirerek soruyor: "Okuryazarlık", Okuryazarlık mıdır?
      Koray, çalıştaya çağrı yaparak bitirdiği yazısında şöyle diyor:
      "(...) Aslında her toplumsal sistemin bir “okuryazarlık sorunu” vardır. Fark, okuryazarlığa yüklenen içeriktedir. Bir sistemin çarkının döndürülebilmesi için, üretici güçlerin en önemli bileşenini oluşturan çalışan kesimlerin belli bir bilgi ve beceri birikimiyle donatılması gerekir. Öte yandan sistemin sürdürülebilirliği, temelinde yatan toplumsal ilişkilerin yeniden üretilmesine bağlıdır. Bu hedefe, yalnızca zor kullanarak ulaşılamaz. Sisteme ilişkin bir “toplumsal rıza”nın sağlanması ve sisteme olan itirazın marjinalleştirilmesi, bu açıdan yaşamsal bir öneme sahiptir.

Sevgi Özel: Okur ve Yazar Olmak mı, Okuryazar Kimliği Kuşanmak mı?

      Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sevgi Özel, 17 Ekim 2014'te yapılan çalıştaya gönderdiği "Okur ve Yazar Olmak mı, Okuryazar Kimliği Kuşanmak mı?" başlıklı iletisinde katılımcılara, gençlere seslendi.
* * *
      Değerli Katılımcılar, Sevgili Gençler,
      Ailemi ilgilendiren bir sorun nedeniyle aranızda değilim; uzağınızda da değilim. Öncelikle bu çalıştaya hazırlanırken özveriyi, dayanışmayı, gönüllü birlikteliği somutlaştıran örgütlerimizin öncülerini, onlara yoldaşlık eden gençleri, bilim ve sanat insanlarını en içten duygularla kutlarım.

Aysel Çelikel: Eğitimin İdeolojisi Olur mu?

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, okulların açılmasının ardından 23 Eylül 2014'te Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Eğitimin İdeolojisi Olur mu?" başlıklı yazısında şöyle diyor:
      "(...) Bir siyasal yönetimin görevlerinin başında, vatandaşlarına temel bir hak olan, eşit ve kaliteli eğitim vermek olduğu bilinen bir gerçek. Çünkü eğitim öğretim, birey olmanın, demokrasinin ve kalkınmanın temeli olarak, toplumun geleceğini şekillendiriyor.
      Demokrasi ile yönetilen bir ülkede eğitimin ilk şartı, öğrencilerin benimsemediği türde eğitim programları uygulayan bir okula gitmek zorunda bırakılmamasıdır. Özellikle bu okul din eğitimi amacıyla kurulmuşsa öğrencilerin böyle bir okula gitmek zorunda olması özgür iradeye, dolayısıyla insan haklarına aykırı bir uygulamadır."

Beşir Göğüş: Yazmaya Doğrudan Yaklaşım

      17 Ağustos 1999'daki depremde yitirdiğimiz Eğitimci-Dilci-Yazar Beşir Göğüş'ün, Dil Derneği'nce yayımlanan "Ardında Kalan Belgeler" adlı kitabındaki "Hollanda'da Uygulanan Bir Yazma Eğitimi Yöntemi ve Örnekleri" başlıklı yazısından bir bölümü aşağıda yayımlıyoruz.
* * *
      Yazma yeteneğinin yeterince gelişmemesi, öğrencide yazmaya isteksizlik ve korku, anadili eğitiminde bizim de başlıca sorunlarımızdandır. Bu nedenle sözkonusu edeceğimiz yöntem ve uygulamanın meslektaşlarımıza yararlı olacağını umarız.
      Yazma eğitiminin iyi bir sonuç vermesi için yazmanın ne olduğunu belirlemek gerekirdi. Nitekim Hollanda'da bu denemeyi yapanlar önce "Yazmak, kalemi kâğıt üzerinde yürütmekten daha ileri bir şeydir," demişler. "Yazmak, bir kimsenin düşündüğünü, yaşadığını, bilgisini, duygusunu anlatmasıdır; anlatmak istediklerini bir sıraya koymasıdır. Yazmak, öğrenmenin de başlıca yardımcısıdır. Yazı, okunmak için yazılır."

Bildiri: Bilgi Okuryazarlığı

      Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Ortaöğretim Fen ve Matematik Anabilim Dalı Matematik Öğretmenliği Bilim Dalı Doktora Öğrencisi Selim Maltepeler'in "21. Yüzyıl Becerileri ve Öğretimi Doktora Dersi Dönem Ödevi" kapsamında yer alan "Bilgi Okuryazarlığı" bölümünü, "Bildiriler" köşemizde yayımlıyoruz.
      Ödev, Gazi Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı ve Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu'nun önderliğinde Ocak 2014'te hazırlanmıştır.

Bildiri: Eleştirel Düşünme

      Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Doktora Programı Öğrencisi Gülnihal Şakrak'ın "21. Yüzyıl Becerileri ve Öğretimi" başlıklı final ödevinden "Eleştirel Düşünme" bölümünü, "Bildiriler" köşemizde yayımlıyoruz.
      Ödev, Gazi Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı ve Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu'nun önderliğinde Ocak 2014'te hazırlanmıştır.

Azmi Kişnişci: “Evrensel Okuryazarlık” Tanımı Üzerine Bir Deneme…

      Çalıştayda “Devrimciler Oturumu”nda ÇYDD adına konuşmacılık yapacağım. Hazırlanma sürecimin başında “okuryazarlık” kavramı ile tanışmaya çalışıyorum. Bu bağlamda kısa süren bir araştırma yaparak kavramın evrensel bir tanımı olup olmadığını merak ettim. Bulduklarımı ve çıkarımlarımı sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
      Günümüzde okuryazarlığın önemli boyutlarından biri de bilişim okuryazarlığı olsa gerek. Onun en önemli aktörleri de “arama motorları”. Bir iki anahtar sözcük yazılınca bilgisayar ekranında milyonlarca belge birkaç saniye içinde beliriveriyor. E, ben de okuryazarlık kavramı için aynı uygulamayı yaptım. Tabii önünüze ağırlıklı olarak İngilizce belgeler, kaynaklar sıralanıyor. Bu da “yabancı dil okuryazarlığı” kavramını önümüze bir olanak ya da sorun olarak getiriyor.

Mutahhar Aksarı: Yazdıklarından Tanıdım Tonguç'u...

       Köy Enstitülerinin kurucusu, kuramcısı ve uygulayıcısı İsmail Hakkı Tonguç, 54. ölüm yıldönümünde, 28 Haziran 2014'te Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı'nın düzenlediği "İsmail Hakkı Tonguç'a Saygı" etkinliğiyle anıldı.
      "Tonguç'tan Bize Kalan Işıklı Yol..." başlığıyla gerçekleştirilen açıkoturumda Köy Enstitüleri  ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkan Yardımcısı Mutahhar Aksarı  "Yazdıklarından Tanıdım Tonguç"u başlıklı bir konuşma yaptı. Aksarı'nın konuşmasını aşağıda yayımlıyoruz.
* * *
      Eğitim dünyamıza nice zorlu savaşımlar ve çabalar sonucu kazandırılan Köy Enstitüleri Sisteminin kurucusu, kuramcısı ve uygulayıcısı İsmail Hakkı Tonguç’u ben kitaplardan öğrendim. Mektuplarından tanıdım. Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenlerimden öğrendim.